SANAT TERAPİSİ

 

Sanat terapisi kişilerin yaratıcılıkla ve sanatla kendilerini ifade etmelerini destekleyerek duygularını anlamalarını sağlar. Grup halinde, bireysel ve aile terapisiyle birlikte uygulanabilen sanat terapisi iletişimi, paylaşımı kolaylaştıran eğlenceli bir tekniktir.

 

Sanat terapilerine katılmak için hasta olmak gerekmiyor, yaşamın her döneminde ruh sağlığını korumak için, kendisini keşfetmek için, günlük stres, çatışma, gerginlik vb. duyguları patlama noktasına gelmeden olumlu yönde gidermek için de “sanat” seçilebilecek yollardan birisidir.

 

Sanat terapisinde resim, müzik, heykel, ebru, film, dans, şiir, fotoğraf vb. sanatlar kullanılmaktadır.

 

Sanat terapisi bir psikoterapi yöntemidir. Hastaları, doktorları, psikologları ilgilendirdiği gibi aileleri de ilgilendirir. Tedavinin esası hasta ile söze dayalı değil, görsellik, işitselliğe ve beden diline dayalı bir iletişim kurulmasıdır.

 

Hasta sözel olarak ifade edemediği, belki kendisinin bile farkında olmadığı bilinçaltı duygularını yaptığı resimle, müzikle, dansla yansıtır.

 

Sanat terapisinin en önemli noktası hastanın kendi tedavisine aktif olarak katkıda bulunmasıdır. Terapi bir süreçtir, terapi sonucu ortaya çıkan ürünün değerlendirilmesinden önce terapi sırasında gözlemlenenler, hastanın terapiye başlama ve terapi sonundaki davranışları, katılımındaki süreklilik öncelikle değerlendirilmelidir.

 

Hastanın yaptığı resimdeki semboller ve imgeler bize tanıdık ve anlamlı gelebilir. Oysa bunlar evrensel olmaktan çok kişiseldir, özeldir. Anlamları ancak hasta tarafından ifade edildiğinde anlaşılır.

 

Sanat terapistinin hem sanat hem de psikoloji alanında eğitim aktif olarak katkıda bulunmasıdır. Terapi bir süreçtir, terapi sonucu ortaya çıkan ürünün değerlendirilmesinden önce terapi sırasında gözlemlenenler, hastanın terapiye başlama ve terapi sonundaki davranışları, katılımındaki süreklilik öncelikle değerlendirilmelidir.

 

Hastanın yaptığı resimdeki semboller ve imgeler bize tanıdık ve anlamlı gelebilir. Oysa bunlar evrensel olmaktan çok kişiseldir, özeldir. Anlamları ancak hasta tarafından ifade edildiğinde anlaşılır.

 

Sanat terapistinin hem sanat hem de psikoloji alanında eğitim almış olması önemlidir. Sadece sanat eğitimi alan bir kişinin terapi yapması sakıncalı olur, sanat eğitimi ya da sanat terapisi eğitimi almamış olan bir psikolog ise yeterli performansı gösteremeyebilir.

EBRU ve TERAPİ

 

Kişilerin duygu ve düşüncelerinin farkında olmaları ve bunları sağlıklı bir şekilde ifade edebilmeleri önemlidir. Kendi duygularının farkında olmayan kişilerden bunları aktarmasını bekleyemeyiz. Kişiler duygu ve düşüncelerini utandıkları, korkup çekindikleri için, eleştirilmekten ve yargılanmaktan korunmak için ifade edemiyor olabilirler. Sanat insanların kendi benliklerini korumaları, hayal dünyalarını, isteklerini ifade etmeleri, iç dünyalarını çekinmeden korkmadan dışa vurmaları için çok önemli bir araçtır. Sanat terapisinde kişi, meydana getirdiği sanat ürünü aracılığıyla kendini ifade etmektedir.

 

Sanatsal malzemenin kullanılışı ve sanat ürünü oluşturma süreci sanat terapisinin temelidir. Ortaya çıkan ürün estetik açıdan değerlendirilmez, tüm süreç gerekli zamanlarda yapılan anlamlı müdahalelerle terapötik bir sürece dönüştürülür.

Sanat ve serbest zaman uğraşıları kişilerin an’a odaklanarak “şimdi ve burada” olabilmelerini sağlamayı amaçlamaktadır.

 

“Şimdi ve burada” olmak çok zor uygulanabilmektedir. Zihnimiz çoğunlukla geçmişin pişmanlıkları, kırgınlıkları ile keşke’lerle doludur. Aynı şekilde sürekli olarak gelecekle ilgili planlar yaparız, hayaller kurarız, an’ı yaşamayı kaçırırız.

Ebru terapi ile o an’ki duyguların ritim, hareket, renk, desen olarak ifade edilmesine yardımcı olmak hedeflenmektedir. Tüm bu sanatsal araçlar kişilerin sözel olarak ifade edemedikleri duygularını ifade edebilmeleri için farklı bir dil, bambaşka bir yöntem sunmaktadır.

 

Ebru terapide kişilerin yaptıkları işe odaklanarak rahatlamalarını sağlamak, yeteneklerini ve becerilerini keşfetmelerine ve geliştirmelerine yardımcı olmak, özgüvenlerinin yeniden inşasında katkıda bulunmak mümkündür. Terapi sürecinde iç dünyaların yansıtılması ve kabul görmesi, ortaya  çıkan ürünün beğeni kazanması ve takdir edilmesi kişinin kendisini değerli hissetmesi açısından önemli kazanımlar sağlar.

EBRU’NUN TERAPİ ÖZELLİĞİ

 

Ebrunun rahatlatıcı özelliği kullanılan malzemenin tamamen doğal olmasından kaynaklanır; su, toprak boyalar, gül dalı, geven dikeninin reçinesi olan kitre, sığır öd’ü, at kılı.

 

Özellikle su, hareket eden su pozitif iyonlar yaydığından insanlar üzerinde olumlu etkileri vardır. Herkes denizi seyrederken, göl ya da akarsu kıyısındayken kendini dinlenmiş, rahat ve huzurlu hisseder.

 

* Ebru, öncelikle sabırlı olmayı öğretir, geliştirir.
* Kontrolün tamamen ebru yapan kişide olmaması, özellikle takıntısı olan kişilere “olanı kabul etme” yi öğretir.
* Ebru, kişiyi günlük hayatından çıkarıp başka dünyalara götürür ve ruh dinginliği sağlar.
* Ebru yapan kişi, o an ki duygu ve düşüncelerini, renk ve desen olarak dışavurabilir, kendisiyle ilgili yepyeni bir bakış açısı kazanır.
* Kişi dikkatini suya ve renklerin hareketine yoğunlaştırdığında gerginliği azalır, zamanın nasıl geçtiğini fark etmez.
* Ebru yaparken insanın aklına kötü bir şey gelmesi imkansızdır, çünkü statik değildir, hareket vardır, sudaki renk ve desenler sürekli değişir.
* İnsanın oyun oynaması bir ihtiyaçtır, çocukluğunu neredeyse unutmuş olan yetişkinlere suyla ve renklerle oyun oynama fırsatı verir ebru.
* Önemli olan sanatsal değeri olan bir ebru yapmak değildir, kişinin bu süreçte zihnini, duygularını ve bedenini bütünleştirip stres ve endişeden uzaklaşıp rahatlamasıdır.
* Üretmek ve ürettiğinin beğenilmesini kişinin özgüvenini arttırır.